DALYAN
Dalyan’a gelip de deltada tekne
turu yapmadan dönmek olmaz. Doğa harikası Dalyan deltasının
nefes kesici panoramasını, dev bir labirentin içindeymişsiniz
yada yukarıdan bakıldığında dünya haritası üzerindeymişsiniz
hissini veren sazlıkların büyüsünü yaşamadan, doğayla iç içe
olmak nedir sorusuna kesin bir yanıt veremezsiniz.
Sazlıklar arasında tekne yol alırken yanı başınızda yükselen
yalçın kayalıklı dağların ihtişamı size doğanın burada tüm
cömertliğini sunduğunun bir kanıtıdır adeta. 180 çeşit kuş
türünün yaşadığı sazlıkta aniden karşınıza çıkıp size balık
yakalamak nasıl olur gösterisi sunan, uzun gagalı, rengarenk
kuşun adı yalıçapkını. Dünyanın pek çok yerinden gözlemciler bu
tür nadir görülen kuşları görmek için Dalyana geliyorlar. Su o
kadar duru ki kanalda yüzen balıkların yolculuk boyunca tekneye
eşlik edişini izleyebilirsiniz.
Nehrin üzerine kurulu bar, restoran, cafe gibi yerler tek katlı
ve manzarayla uyum içinde. Tabi en güzel manzaralardan biri ise
İztuzu tarafına doğru giderken sağda kalan tarihi Kral
mezarları. 3000 yıldır ayakta duran ihtişamlı görüntüsü karşında
insanın nutku tutuluyor. Kral mezarlarında önceden dolaşmak
serbestmiş ama son zamanlarda yapılan tahribat nedeniyle son 4
yıldır kral mezarlıklarında dolaşmak yasaklanmış.

Sağ tarafınızda tarihi Kaunos kentinin surlarını
görebiliyorsunuz. Tekne ilerledikçe yön duygunuz tamamen
kayboluyor şimdi sağa sapacak derken bir bakıyorsunuz ki tam
tersi yöne kırıyor kaptan dümeni. Coğrafi şartlardan dolayı
dalyan deltasında kıvrımlar ve göller oluşmuş zamanla. Dalyan
deltasından denize doğru ilerledikçe Ege’yle Akdeniz’in
buluştuğu, ister tatlı suda, isterseniz tuzlu suda
yüzebileceğiniz dünyanın en iyi ikinci doğal plajı seçilen
İztuzu plajına ulaşıyorsunuz.
Deltadan yukarıya doğru ilerledikçe ise Köyceğiz gölüne
gidiyorsunuz. Eğer günlük turlardan biri ile yolculuk
yapıyorsanız delta üzerinde turların çamur banyolarından sonra
ikinci uğradıkları nokta Köyceğiz Gölü. Tam gölün ortasında
demirliyor tekne ve sizde tatlı sularda yüzmenin keyfini
çıkarıyorsunuz.

Köyceğiz Gölü’nün Dalyan Deltası ile birleştiği noktaya yakın
bir yerde güzellik çamuru. Dalyan iskelesinden kalkan günlük
turların ilk uğradıkları nokta. Dustin Hoffman ve Sting’in de 90
lı yıllarda uğradıkları yer. Doğal çamurun oluştuğu yerde
işletme yapımına şu ana kadar izin verilmemiş. Ancak daha çok
ziyaretçi alan bölgede ise bilimsel açıdan vücuda sürülen
çamurun bir faydasının olduğu şu ana kadar ortaya konulmamış ama
genede bu bölgede yaşayan insanlar tarafından söylenenleri
yazmadan geçemeyeceğiz. Söylenen o ki çamurun üzerinizde
kuruması sonucu teniniz geriliyor ve kırışıklıkları belli
seanslar devam edildiği takdirde azaltıyor. Çamur maceranızdan
hemen sonra gene işletme içinde yer alan sıcak su kaynağına
giriyorsunuz. Kaynağın, romatizmaya, bel rahatsızlıklarına,
siyatiğe iyi geldiği söyleniyor. Bizim gözlemlediğimiz kadarı
ile sürülen çamurun vucüd üzerinde fiziksel değişiklik ve orada
bulunan ziyaretçiler arasında bir animasyon yarattığı bir
gerçek. Bölgede birbirlerinin çamurlu hallerini gören turistler
şakalaşıyor ve bol bol fotoğraf çektiriyorlar. Sanırız bölgede
bu sayede eğlenceli bir aktivite kazanıyor.

Carreta caretaların güvenip, yavrularını emanet ettikleri
ender plajlardan birisi İztuzu plajı. Dünyada doğallığını
koruyan ikinci plaj olma ödülüne de sahip İztuzu, tam bir doğa
harikası. Bir tarafı tatlı su diğer tarafı Akdeniz olan bu
kumsalın bir benzerinin olmadığı söyleniyor. Denize dikey uzanan
dağların dibinden başlayıp, dalyan deltasının ağzını kapatan
plajın kumları altın sarısı ve incecik. Deniz ise kristal
berraklığında. Sığ bir kıyıya sahip olan İztuzu plajı, yürürken
ayaklarınızın altında kadifemsi bir tad bırakıyor.
İztuzu antik çağda kaunoslar tarafında kullanılan bir limanmış.
İztuzuda bulunan bir yazıttan antik çağda burasının bir gümrük
kapısı olduğu ve Kaunosluların tuz, köle ve tuzlu balık
sattıkları belirlenmiş.
Plajda sizi bekleyen bir sürpriz de denizle kumsalın dansı.
Denizin etkisiyle oluşan görüntüler, doğada yaratıcılığın
sınırsız olduğunun güzel bir kanıtı. Pilajın uzunluğu 5400
metre. Soyunma kabinlerinin dışında hiçbir yapılaşmaya izin
verilmiyor. Ayrıca Caretta Caretta yumurtalarına zarar vermemesi
için sahile kedi, köpek gibi evcil hayvanlar sokulmuyor.
İşaretli yerlere şemsiye yerleştirmekte yasaklanmış.
İztuzu plajına iki şekilde ulaşılıyor. Dalyan rıhtımından kalkan
teknelerle sazlıklar arasında 35-40 dakikalık keyifli bir
yolculuktan sonra plaja ulaşıyorsunuz. İkinci yol ise Dalyan
postanesinin yanından kalkan minibüsler. Sulungur gölünü dolaşıp
çam ağaçlarının arasında gelinen bu yolculukta oldukça keyifli.
Ancak bize sorarsanız tercihinizi teknelerle olmalı, hem plajda
çıkılan nokta daha güzel hemde yolculuk teknelerle iztuzuna daha
keyifli.

Dalyan’da bulunan kral mezarlarını gördüğünüzde tarihin
büyüklüğü karşısında ruhunuzun ezildiğini hissedeceksiniz.
Zamanın tüm acımasızlığına karşı bin yıllardır ayakta kalan,
geçmişin sırlarını geleceğe taşıyan ölümsüz kral mezarları. Kral
mezarlarına baktığınızda taşların dile geldiğini düşünüyorsunuz.
Devasa kayalar oyularak şekillendirilmiş hayret verici bir
incelikte oyulmuş.Denize yer yer 80 derecelik açılarla yükselen
kayalık dağların içleri oyularak yapılmış olan mezarlar aklın
sınırlarını zorluyor.
Arkeologlara göre bu mezarlar antik Kaunos kentinin zenginliği
ve gücünün bir göstergesi. Bugün hala büyük bölümü siperlerine
kadar 7-8 metre yüksekliğini korumaktadır. İon tapınağı
görünümünde yontulmuş olan kaya mezarları içinde ölülerin
konması için yan yana üç taş sıra bulunur. Anıt mezarların ön
cephesini süsleyen İon sütunları zedelenmiş. Alınlıkların
yalnızca birinde, yüz yüze bakan aslan kabartması dikkat çekici.
Köyceğiz Gölü'nü Akdeniz'e bağlayan Dalyan kanalı kıyısındaki
Kaunos antik kenti limanın kuzeyinden başlar ve Dalyan köyünün
üst kısmındaki kayalıklarda son bulur. Efsaneye göre Miletos'un
oğlu olan Kaunos, kız kardeşi Byblis kendisine aşık olunca onun
bu aşkına cevap vermemiş ve Byblis kendini asmıştır. Bunun
üzerine sürgüne gönderilen Kaunos, Karya bölgesine gelerek kenti
kurmuştur. O tarihten itibaren de bu tür acıyla biten aşklara
Kaunos aşkı demek gelenekselleşmiştir.

Kaunos, ilk kez İngiliz Rd. Hoskyn tarafından keşfedilmiştir.
Hoskyn 1840 yılında yaptığı ziyareti sırasında bulduğu yazılı
bir bloğun üzerindeki "Kaunos halkı ve meclisi" yazısından bu
yörenin Kaunos kenti olduğu sonucuna varmıştır. Antik kentin en
önemli özelliği günümüzde bile dimdik ayakta duran kaya
mezarlarıdır. Amasyalı coğrafyacı Strabon'a göre Kaunos'ta
tersaneler ve Akropolis'in (Kale ve Surlar, Şehir merkezi)
aşağısında (Şimdiki Sülüklü Göl) liman vardı. O zamanlar deniz
Akropolis'e kadar geliyordu. Kaunos antik kenti zaman içinde
Pers, Mısır, Rodos, Bergama krallığı ve Roma imparatorluğunun
yönetimine geçti. Deniz çekilip kaunos limanı kumla dolduktan
sonra önemini kaybetti. Şehrin kuzey duvarları ortaçağdan
kalıntılar şeklindedir. Kaunos şehir tiyatrosu Akropolis'in alt
kısmındadır, 33 sıralıdır. Şehirde ayrıca Roma hamamı, Tapınak,
Bazilika, toplantı salonu ve bir çok heykel kaidesi vardır